Türkiye'de Sağlık Turizmi - Antalya Destination
image06

 

Sağlık turizmi, Türkiye için çok yeni sayılabilecek bir alan. İlk olarak 8-9 yıl önce uluslararası kongrelerde duyulmaya başlandı adı… Başlarda biraz kavram kargaşası yaşansa da kısa süre içinde tüm kavramlar birbirinden ayrıldı. Sağlık hizmeti almak isteyen turiste yönelik tedaviyi ve beraberindeki tatil sürecini kapsayan sağlık turizmi yani medikal turizm, alternatif tıp hizmetlerini kapsayan kaplıca, spa uygulamaları ile yaşlı ve engellilere yönelik turizm hizmetleri süreç içinde birbirinden ayrılmaya başladı…

 

Türkiye bugün her üç uygulamada da ciddi bir potansiyele sahip ve her geçen yıl alanında büyüyüp, dünyanın dikkatini üzerine çekiyor. Özellikle de sağlık turizminde, yani medikal turizmde şaşırtıcı denilebilecek bir yükseliş söz konusu.

 

Türkiye’nin sağlık turizmde, kısa süre içinde nasıl bu kadar hızlı büyüdüğü sorusuna yanıt ararken, önce Türkiye’nin avantajlarını dikkate almak gerekir. Hizmet kalitesi, hastanelerin donanımı, uzman doktorların varlığı, bekleme süresinin kısalığı, sağlık hizmetlerinin ekonomik oluşu, ulaşım kolaylığı, özellikle Antalya’da iklimin uygunluğu ve modern otellerin bulunması öncelikli avantajlar arasında sayılabilir. Türkiye’de bugün sağlık turizmi hizmetlerinin yüzde 95’e yakınını özel sağlık sektörü sunuyor. Ancak tatil yaparken rahatsızlanan turistin sağlığına kavuşturulmasında kamu hastanelerinin de büyük payı bulunuyor.

 

Bu arada Sağlık Bakanlığı’nın sağlık turizmine verdiği özel önem de sektörün önünü açıyor.

Bakanlık 2010 yılında, sektöre yönelik stratejileri doğru belirlemek adına Sağlık Turizmi Koordinatörlüğü kurdu.

Ayrıca 2011 yılında, sağlık turizminin yurtdışında tanıtımına yönelik teşvik getirdi.

Uluslararası Hasta Yardım Birimi’ne 444 47 28 numaralı telefon ile ulaşılabilirliği sağladı. Her ne kadar tüm hastanelerde yabancı dil bilen uzmanlar olsa da bu telefon hattı ile yabancı hastalara günün 24 saatinde, İngilizce, Almanca, Arapça ve Rusça 4 dilde tercümanlık hizmeti verilebiliyor. Ayrıca yabancı turist 112 Acil ve 184 şikayet hattına kendi dilinde ulaşıp, sorularına yanıt buluyor ve hizmet alabiliyor.

 

Bir de tedavi için gelen yabancıların kendi ülkelerinde yaşadıkları gerçeklere bir göz atmak gerekebilir.

Bunun için yine önümüze bir dünya haritası alıp, bölgelerarası bir tur yapalım ve ülkelerin sosyo-ekonomik durumlarını gözden geçirelim.

 

Avrupa’da nüfus hızla yaşlanırken, sağlık hizmetlerine gereksinim de aynı oranda artmakta. Buradaki doğru orantı, sağlık hizmetine ulaşım noktasında ters bir eğrinin içine giriyor. Çünkü Avrupa’da sağlık hizmetleri oldukça pahalı. Hükümetler sağlığa ayırdıkları payı her geçen arttırıyor, özel sağlık sigortası yapan şirketler ise karlılık oranları düştüğü gerekçesiyle bazı tedavi hizmetlerini kapsam dışında tutuyor. Yaşanan bu gelişmeler de Avrupalıları başka ülkelerden sağlık hizmeti almaya yönlendiriyor. Avrupa standardındaki sağlık hizmetini, çok daha ekonomik koşullarda veren, ulaşımın da kolay olduğu Türkiye, Avrupalıların sağlık hizmeti alımında dikkat çekici bir öncelik almaya başladı. Ancak Avrupa’da baş gösteren ekonomik kriz, bu ülke yurttaşlarının taleplerini bir miktar frenliyor. Bu arada Avrupa’dan özellikle gurbetçilerin sağlık turizmine yönelik talepleri oldukça güçlü.

 

Geçmiş yıllarda sağlık hizmetlerini Avrupa ülkelerinden almayı tercih eden Orta Asya ve Ortadoğu halkları da bugün mesafe olarak kendisine oldukça yakın olan ve kaliteli sağlık hizmeti sunan Türkiye’den yana tercihlerini kullanmakta. Sağlık hizmetinin oldukça geri kaldığı, uzman doktor ve ileri tıp teknolojisi sıkıntısının yaşandığı Afrika ülkelerinde yaşayan zengin sınıf da bugüne kadar sağlık hizmetini yine Avrupa’dan almaktaydı. Ancak Avrupa’da yaşanan değişim Afrika ülkelerini de yeni arayışlara yönlendirmeye başladı. Mesafe yakınlığı dikkate alındığında, Türkiye komşu ülkelerin yanı sıra, Türki Cumhuriyetleri ve Libya gibi sağlık hizmetlerine büyük gereksinim duyan ülkelere de sağlık turizmi hizmeti sunuyor.
Etkinlik Takvimi
Booking.com