Dağ ve Yaban Hayatı - Antalya Destination
image06

Dağ ve Yaban Hayatı

Tarih boyunca av kültürü bölgenin önemli bir özelliği olmuştur. Karain, Öküzini gibi mağaralarda yaşamış olan avcı toplayıcı topluluklardan beri avcılık kesintisiz yüzbinlerce yıl sürmüştür. Antalya ve çevresi, av turizmi açısından da öne çıkan bir bölgedir. Geyikten tavşana pek çok hayvan avlanırken av kuşları ise sofralarda övünç kaynağı olur. Başlıca av kuşları arasında körtavuk da denilen çulluk, karatavuk, bozalak, çörekuşu, sarıkuş, yemişkuşu, daankıran, üveyik, keklik, sığırcık, ibibik sayılabilir. Kışın havalar soğuyunca aşağılara inen ördekler ise en peşi kovalanan av kuşları arasındadır. Alanyalıların geyik dediği dağ keçisi de av hayvanları arasındadır.

Mantar Toplamak

Toroslar avcıların cenneti olduğu kadar daha nice yaban lezzetleri sunar. Bölge özellikle mantar açısından çok zengindir. Dünyada ticari değeri çok yüksek olan bazı nadide mantarlar Toroslarda bol miktarda bulunmakta, buradan bütün dünyaya ihraç edilmektedir. Özellikle “Katran Mantarı” ve “Kuzu Göbeği” bölgenin en değerli mantar türleri arasındadır. Katran mantarı sadece sedir ağaçları altında yetişen bir türdür. Özellikle Japonya’da çok sevilen mantar, dünyada Japonca adı “Matsutake” olarak tanınır. Sedir ağacı, tarihte gemileri perdahlamakta kullanılan katran yapımında kullanıldığı için katran ağacı olarak da adlandırılır. Katran mantarı sonbahar yağmurlarından sonra ortaya çıkar. Gene sonbaharda en çok sevilen gocaağaç (kanlıca) başta olmak üzere domalan, pelit, çam mantarları da çıkar.

Baharın vazgeçilmez mantarı ise kuzu göbeğidir. Dünyada “Morelle” olarak bilinen mantar bölgede mevsiminde sevilerek yendiği gibi kurutularak saklanabilir. Özellikle zeytinyağlı dolması muhteşem olur.

Doğal Lezzetler

Torosların sunduğu lezzetler av hayvanları ve mantarlarla sınırlı değildir. Kekik, yabani adaçayı, şalba gibi çayı yapılabilen bitkiler çoktur. Toros özellikle kekik türleri açısından çok zengindir.

Geleneksel Ahşap Kovan

Yabani çiçeklerin ve otların tadı ise bütün lezzetiyle Toros balına yansır. Dağların yüksek tepelerinde Likya mezarlarına benzeyen mimarisiyle dikkati çeken ahşap kovan evleri vardır. Kovanları yükseğe yerleştirerek ayılardan koruyan bu bal depoları trekking yolları üzerinde keşfedilesi duraklar olur.

Dağlarda yetişen yabani meyve türleri de başka bir keşif alanıdır. Böğürtlen, yabani kızılcık, kuşburnu gibi lezzetleri sevenleri dikenine katlanarak toplar. Dağ çileği olarak da anılan ponpon gibi kocayemiş de sonbaharda kısa bir dönem de olsa bulunabilir.

Torosların korunması gereken gizli tadı ise sahleptir. Yabani mor orkide çiçeğinin yumrusu olan sahlep kökü haşlanır, kurutulur ve ince öğütülerek sahlep halini alır.

Keçiboynuzu

Keçiboynuzu Toros hazinelerinin en önemlilerindendir. Hz. İsa’nın havarilerinden Vaftizci Yahya’yı, Toroslarda gizlenirken aç kalmaktan koruyan mucize meyve iddiaya göre keçiboynuzudur. İncil'de bahsi geçen olaya göre Hz. İsa'yı vaftiz eden Yahya, yani St. John ormanda sadece keçiboynuzu ve bal ile beslenmişti. Bu yüzden pek çok Avrupa dilinde keçiboynuzu "Vaftizci Yahya'nın Ekmeği" olarak anılır. Bir diğer adı da harnup olan keçiboynuzunun pekmezi yapılır. Bölgede kısaca boynuz pekmezi olarak anılan pekmez çok şifalıdır. Bitki endüstriyel olarak da çok kıymetlidir. Kakaonun anavatanında bile harnup unu kakao yerine kullanılır. Lifli yapısı nedeniyle diyet ürünlerine katılır. Çekirdeğindeki zamklı madde çok farklı kullanım alanlarına sahiptir. Kıvam arttırıcı olarak dondurma, reçel, sosis, salam, hardal, hazır sos gibi ürünlere konduğu gibi tutkal özelliği sayesinde başta kozmetik sanayii olmak üzere fotoğraf kâğıdı, deterjan, ayakkabı cilası, kibrit ucu yapımı gibi çeşitli imalatta kullanılır. En güzeli ise sonbaharda dalından koparıp tazesini yemektir.

Dağın Sahipleri Yörükler

Toroslarda yaşayan Yörüklerin konar-göçer yolculuğu ve sürülerle içiçe yaşam biçimi son derece yalın ve doğal bir mutfak kültürü oluşmasını sağlamıştır.

Göçebe hayatın getirdiği basit, taşınabilir gereçlerle yapılan anında hazırlanabilir gözleme, yufka ekmek gibi yiyecekler Yörük mutfağının temelini oluşturur. Sürülerden gelen doğal süt, yoğurt, peynir, tereyağı vb. gibi yiyecekler Antalya pazarında her zaman aranılır. Günümüzde Yörük kültürü hala yaşayan bir değer olarak bölgenin yiyecek çeşitliliğine katkıda bulunmaktadır. Toros dağlarının sert koşullarında yaşam mücadelesi veren yörükler, kısmen yerleşik düzene geçmiş olsalar da göçmen köklerinin etkisini halen taşırlar. Dağın yaban lezzetlerini toplamakta usta olan yörükler keçi peynirine ve yufka ekmeğe katık olacak kazayağı, labada, ebegümeci gibi otları toplar, yabani şifa kaynaklarını iyi bilirler. Dağın derinliklerinde yarlarda gizli yabani balları toplar, sürülerden elde ettikleri sütlerle yaptıkları peynirleri serin obruklarda saklarlar. Mağaralarda korunan obruk peyniri, tuzlu tereyağı gibi lezzetler Torosların kekikli kokusunu taşır.

Yoğurtlu Yarma Çorbası

Yoğurtlu çorbalar Türk mutfağının temel lezzetlerindendir. Pirinç yerine yarma ile yapılan bu doyurucu ve tatminkâr çorba, Toros yörüklerinin sade yaşamını tam olarak yansıtır.


2 kâse süzme yoğurt

1 bardak yarma (dövme veya aşurelik buğday)

½ bardak nohut

2 tatlı kaşığı tuz

2 çorba kaşığı tereyağ

1 çorba kaşığı kuru nane

 

- Yarmayı ve nohutu ayıklayın, yıkayın ve ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatın.

- Ertesi gün süzün, sudan geçirin ve geniş bir tencerede 8-10 bardak su ile pişmeye bırakın. Arada yüzeyde oluşan köpükleri alın.

- Yarma ve nohut yumuşayınca tuzu ekleyin, karıştırın ve kısık ateşte bir süre daha kaynatın.

Etkinlik Takvimi
Booking.com